aylaklık
ankara'ya 1 haftalığına uğrayan yaz hâlâ dönmedi. sizi bilmem ama ben sadece 10 gün kadar "yaz" bunalımını yaşadım. sonrası yine bahardı, serindi. zira geceleri balkona çıktığımda "brrr"dı. birazdan yine öyle olacak. mesela şuan kollarımın serinliği hatta üşümüşlüğü neredeyse üzerime birşey aldıracak kıvama geldi. elbette havaların bu bahar şenliği beni de şenlendirdi fazlasıyla. ne kadar kâra geçtiğimi hesaplayıp duruyorum: yazın ortasına geldik hâlâ sıcak değil, e biraz daha böyle devam ederse yazı atlattık işte minvalinde. öyle ki çok yakında tatil modunda geçecek olan gezimizin havaların gidişatının yaratacağı muhalefetten etkilenip iktidarda zor günler geçirme tehlikesi bile bu temennilerimi ve memnuniyetimi etkilemiyor.
bu güzel ankara havasını en iyi teneffüs edebileceğim yer neresi; İtaki tabii. hâlâ itaki semalarında sigara tüketimimiz tavan yapmış bir hâlde taklalar atıyoruz. bu arada itaki'yi öyle bir sahiplenmişiz ki tanışmamızın üzerinden iki hafta geçmeden epey müşteri toplamışız. artık gittiğimde tanıdık masalar olmazsa şaşırır duruma geldim. ya da masa genişlemesi yaşanmazsa... aylaklık güzel şey nitekim. öööylece saatlerini itaki'de oturup hiçbişey yapmayarak geçirebilmek mesela. ya da başka bir yer, farketmez.. demem o ki; hani yusuf atılgan'ın aylak adam'ındaki aylak adam da benim, perec'in uyuyan adam'ındaki aylak adam da ve daha biçok yerdeki biçok aylak adamım ben. ben böyle devam edebilirim. bana kalsa.
aranot: "bugünlerde itaki,2"
bugünlere dair birşey daha; aylaklığımı bütünleyen bir parça bence ama siz onu aylaklıktan sayar mısınız bilmem. spor. düzenli olarak koşmaya başladım. aslında aylaklık ve düzen ilk bakışta çelişken görünse de ikinci defa bakmayı denerseniz aslında nasıl baktığınıza bağlı olarak bu durumun kesin çizgilerle bölümlenmediğini farkedersiniz.
sürekli müzik yayını da var parkurda fakat günlerdir yüzümü güldürecek bir şarkıya rastlamamıştım. ta ki bugün henüz alana girmişken bitiyor olan duman'ı duyana dek. oysa o da bitiyodu işte. bundan böyle kendi müziğimi götürmem gerektiğine kanaat getirmiş bulunmaktayım. bir de gece serin oluyor ki, rüzgârlı falan.. çok hoş oluyor koşmak.
bu güzel ankara havasını en iyi teneffüs edebileceğim yer neresi; İtaki tabii. hâlâ itaki semalarında sigara tüketimimiz tavan yapmış bir hâlde taklalar atıyoruz. bu arada itaki'yi öyle bir sahiplenmişiz ki tanışmamızın üzerinden iki hafta geçmeden epey müşteri toplamışız. artık gittiğimde tanıdık masalar olmazsa şaşırır duruma geldim. ya da masa genişlemesi yaşanmazsa... aylaklık güzel şey nitekim. öööylece saatlerini itaki'de oturup hiçbişey yapmayarak geçirebilmek mesela. ya da başka bir yer, farketmez.. demem o ki; hani yusuf atılgan'ın aylak adam'ındaki aylak adam da benim, perec'in uyuyan adam'ındaki aylak adam da ve daha biçok yerdeki biçok aylak adamım ben. ben böyle devam edebilirim. bana kalsa.
aranot: "bugünlerde itaki,2"

sürekli müzik yayını da var parkurda fakat günlerdir yüzümü güldürecek bir şarkıya rastlamamıştım. ta ki bugün henüz alana girmişken bitiyor olan duman'ı duyana dek. oysa o da bitiyodu işte. bundan böyle kendi müziğimi götürmem gerektiğine kanaat getirmiş bulunmaktayım. bir de gece serin oluyor ki, rüzgârlı falan.. çok hoş oluyor koşmak.
Etiketler: gün-delik
<< Home